Lilypie 4th Birthday PicLilypie 4th Birthday Ticker

26 Eylül 2007 Çarşamba

Benim başıma gelenler!!!

Benim başıma gelenler!!!

Geçtiğimiz hafta yani 14-Eylul itibariye 3 gün izin aldım. Amacımız yazlıkta oğlumuzla beraber vakit geçirip, annemin doğumgününde yanında olabilmekti.
Ama öyle mi oldu, hayır!!
Cumartesİ, Pazar iyiydi.Hersey normal seyrinde ilerledi.Hatta balık tuttuk. 6 kilo kadar. Bunu daha sonra detaylandıracağım.
Ama Pazartesi sormayın.
Araba ile gezelim dedik, annem gelmek istemedi. Biz de bir dolaşıp geleceğiz hesapta.
Sertaç bizi şu pek methettiği yaylaya götürmeye kalktı. Yol berbat, her yer toz, tek şerit daha doğrusu şerit merit yok. Virajı alırken arabanın 4 tekeri hala karada mı , yoksa havada mı arkaya bakmadan anlamak güç. Neyse biz tepeye tırmanmaya devam ediyoruz, hava gerçekten temiz. Sertaç bir önceki gelişinde çok düzgün bir yoldan çıkmış tepeye ama bizim kısmetimize burası çıktı. Dön dön tırmanırken karşıdan bir araç çıksa ne yaparız diye düşünüyorum. Sen misin düşünüp, beyninde çağıran otomobil değil, yol kazı makinesi çıkıyor karşımıza. Allah’tan yolun biraz genişlemiş kısmında. Adam ite kaka dağa doğru giriyor, kepçesi varya biraz ittiriveriyor toprağı, geçiyoruz sağsalim.Annemi arayacağim bakıyorum telefonda çekmiyor. Temiz hava ya , tepedeyiz ya. Yolda aslında buraya tek araba gelmemek lazım diyorum ama niyetimi tam açıklamıyorum, hesapta çağırmıycam ya. Lastik patlarsa ne olucak, yardım edicek kimse yok demiyorum.Sertaç niye ki diyor hiiiç diyorum, söylemiyorum. Yine dön dön çıkıyoruz. Altımızda koca koca taşlar hamur oluyor , bazısı tokoz gibi duruyor. Tam o sırada araba sendeliyor ve lastik patladı! Kenara çekiyoruz, Sertaç stepneyi çıkarıyor, ben soruyorum Sen biliyorsun değil mi değiştirmeyi. Deniz kendi halinde. Burayı çok beğeniyor, çişini yapıyor, kakasını yapıyor; tüm izleri bırakıyor.Lastiğin değişmesini izliyor. Herşey yolunda, lastik de tamam.Yola devam ediyoruz ve bir yaylanın yanından geçiyoruz ,aradığımız bu yayla değil ama diğerini daha fazla arayacak gücümüz yok ve gerekli ekipmanımız day ok. İnişe geçelim diye yer ararken, aynı lastik tekrar patlıyor ve patlak lastik üzerinde Selimiye’ye geliyoruz. Marmara’da da bir Selimiye bulduk yani. Lastik üzerinde gide gide lastik artık patlak değil, paramparça hatta yok Telefon hala çekmiyor. Köylüler biraz ilerleyin köprünün öte yanında çeker diyor. Nihayet... Sigortayı oradan çekiciyi arıyoruz. 1 saate kadar gelirmiş. İniyoruz arabadan koca bir ağaç, 2 tane salıncak bağlanmış zincirlerle , yanında tahtadan masa ve 2 sıra. Biraz sallanıyoruz , koca bir kozalak düşüyor yanıbaşımıza. Bu talihle başımıza düşmediğine şaşıyorum.Olayı hemen olumluya çevirip oğlumla maç yapıyoruz.Çimenlere uzanıyoruz.Çekici yaklaşık 1,5 saat sonra geliyor ama biz hala mutluyuz ama yorgunuz.Deniz unutmuş ama ben kozalağı da alarak ilerliyorum,çitten atlamaya çalışıyorum.Sertaç bırak onu bir kozalak eksik şimdi düşmede diyor. Deniz de bana bu kadın bu kozalağı niya taşıyor gibi bakınca elimden atıveriyorum. Çekici bizi tepesine yukledi. Arabanın içinde aynı zamanda tepesinde o yollardan iniyoruz. Lastiği tamir ettirip sonra Çınarcıktaki köfteciye varıyoruz. Böylece oglen 2 gibi başlayan gezi akşam 7 gibi bitiyor.İyi ki gelmemişsin annecim. Doğum günün kutlu olsun.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Yeşim,
Yazılarını okudukça içim bir fena oluyor...
Anladın sen ne dediğimi anladın dimi....