Lilypie 4th Birthday PicLilypie 4th Birthday Ticker

7 Eylül 2007 Cuma

TATİL : BÖLÜM 2



O kadar toparlandık ve ….. yandaki motele geçtik. Tavuklar, inekler, keçilerle beraber çiftlikteyiz sanki. Deniz tavukların peşinden koşup duruyor.. Burası her renk çiçek ve meyve ağacının bulunduğu bahçe düzenlemesi kendiliğinden gelişmiş bir motel.
Burada bir tatil köyünde bulacağınız o süslü mayonezli yemekler, tatlılar ya da salatalar yok.
Sabah kahvaltılarında köy tavuklarının yumurtaları, köyün balı, sütü ve peyniri var. Motel sahiplerinin kendilerinin yapmış olduğu zeytinyağının eklenmiş olduğu, mis kokulu köy domateslerinden yapılmış olan salatalar, börülceler ve kabak çiçeği dolmaları var. Motelin önündeki balıkçı teknesi ile aynı gün tutulmuş olan taze çeşit çeşit balıklar var. Mercanlar, çupralar, levrekler…,
Denizde öyle 300 odalık oteldeki bir yığın insanın beraber girdiği bir ortak alan değil. 3-5 kişinin özel havuzu sanki. Her zaman dingin, her zaman berrak ve sakin.
Odanızın kapısı açık uyuyabileceğiniz, sahilde çantanızı bırakıp denize girdiğinizde sürekli kontrol etmek zorunda hissetmeyeceğiniz kadar güvenli.
Akşamları temiz havayı ciğerlerinize çekebileceğiniz , sakin yürüyüşler yapabilceğiniz kadar boş ve istila edilmemiş.
Biz burada ne yapıyoruz, kahvaltıya iniyoruz. Köykahvaltısı ve termosda çayımız masamıza geliyor. Kahvaltı edip masanın yanındaki sahile iniyoruz, herşey birbirine o kadar yakın ki ben Deniz deyken Deniz babasının yanına odaya gidebiliyor. Ağacın gölgesindeki denize girerken Ağustos sıcağında başınıza güneş geçmiyor aksine serinliyor ve bazen biraz açılıp güneşe çıkma ihtiyacı duyuyoruz.. Öğlen nefis zeytinyağlıları yemek ve balığın yanında bir de bira içmek mümkün. Yemekten sonra deniz kenarına bir Türk kahvesi söylemek de mümkün. Buranın kıymetini bilen insanlar devamlı geliyor. O nedenle çocuklar için arkadaş bulmak da problem olmuyor. Deniz yüzme denemelerinde bulunuyor, babasıyla kanoya biniyor, atlıyor, zıplıyor, bazen diğer çocuklarla oynuyor. Akşam sekize kadar denizin keyfini çıkarıyoruz. Çünkü hiç dalga olmuyor. Akşam bir duş alıp,daha doğrusu Deniz ya beni ya babasını yıkıyor. Hidayet’in yerinde alıyoruz soluğu. Deniz burayı çok seviyor. Yandaki masalardan arkadaşlar ediniyor. İskeleden yengeçlere bakıyor, kazları ve balıkları ekmekle besliyor. Köpek Jackie ‘yi sevip, kedileri kovalıyor. Kalamar masaya geldi mi biliyor ki yemek zamanı ve sandalyesine geliyor. Balıklarını yarı masada yarı gezerek yiyiyor ama bitiriyor.Sonra otele gidip üzerine bir de mamasını içip, uyuyor. Bizde odamızın önünde denize bakıp iki çif laf edip oturuyoruz.

Hiç yorum yok: